Finans Kontrol Merkezi,Paranın ve gücün merkezi!!!

Finans Kontrol Merkezi,Paranın ve gücün merkezi!!!
Finansal Yönetim ve Eğitimler ile yurtiçinde ve yurtdışında çözüm ortağıyız.

Yönetim Desteklerimiz

  • Finansman çözümleri
  • Yurt dışı kaynaklı kredi temini
  • Bankalarla oluşan problemlerin çözümü
  • Mevcut teminatları güncellemek
  • Yeni yatırım süreçleri yönetimi nakit finansman
  • Dış ticaretin finansmanı
  • Müşteri istihbaratı
  • Düşük faiz ile kredi ,
  • Tarım Kredileri ve Devlet Teşvikleri
  • Hibe,Teşvik,Destek
  • Tedarikçi Analizi
  • İstihbarat ve Mali Analiz
  • Sektör ve Pazar Analizi, müşteri araştırmaları
  • Eğitim (Bilanço Analizi,Dış Ticaretin Finansmanı)

29 Eylül 2016 Perşembe

Risk Müteahhitte ,KÂR Banka’da …


Risk Müteahhitte ,KÂR Banka’da …

 

Büyük ticari riskler alarak faaliyet gösteren müteahhitlerin kÂr’larının en büyük ortağı bankalar.

Birçok inşaat firması ,bankadan hangi kredi türünü talep etmesi gerektiğini bilmiyor ve sürekli rotatif krediler ile yüksek faiz ödemek zorunda kalıyor. Müteaahidin, Bankalardan Proje finansman ürünlerini talep etmesi  fayda sağlayacaktır. Genelde kullanılan rotatif krediler , detaylı faiz  hesabı yapmayan birçok müteahhidin sonu oluyor. Çünkü rotatif faiz oranları hergün değişiyor.

 

Yaklaşık 2.000.000 kişiye istihdam yaratan İnşaat Sektörünün bankalara olan borcunun 2,5 kat artması göze batan önemli konular arasında yer alıyor. Ancak artan borca karşılık inşaat sektörünün   ekonomiye kattığı değer de büyüme devam ediyor.

Önce harcayan, sonra kazanan bu  sektör  bankalar ile sürekli teminata dayalı iş yaparken  doğru finansal kaynaklara ulaşamıyor. Ülkenin inşaata dayalı ekonomi Modeli devam ettiği müddetçe inşaat sektörünün sağladığı ekonomik büyüme  ve kullandığı kredi hacmi de artmaya devam edecektir.

Bankaların ilk olarak inşaat tamamlanma seviyesine göre kredi  değerleme süreçlerini esnekleştirmesi gerekiyor.Burada mütahhit firmanın banka ile görüşme detayları çok önemli.Bu kısmı genelde önemsemeyn müteahhitler daha sonra teminat ve nakit darboğazı yaşamaya başlıyorlar.

TAAHÜT sektörü Bankalardan istediğini  tam olarak alamıyor.Geçici ve Kesin Teminat Mektubu kullanan inşaatçılar yoğun olarak ihalelere katılıyorlar ,bu durum onların sürekli geçici mektup ihtiyaçlarının oluşmasına sebep oluyor. Ancak birçok banka mektup özelliklerini ayrıştırmadan tek teminat şekli ile firmalara Mektup limiti tahsis ediyor.Halbuki sektör , geçici mektupları daha zayıf teminatla almayı hakkediyor.Zaten ihaleyi kazanan  firma kesin mektubu veriyor.Diğerleri geçicileri iade edip başka ihaleler için tekrar geçici mektup alıyorlar.

Bankalar kredileri neden kıstı ,Piyasa Nasıl açılacak ?


Bankalar kredileri  neden kıstı ,Piyasa Nasıl açılacak ?
 
2016  Terör ve canlı Bombalar ile başladı ,ilk olarak perakende sektör ve turizm daraldı ,satışlar azaldı, karlılık düştü . İç talebin daralmasından korkan bankalar önce turizm,hizmet  ve perakende sektörleri değerlendirirken , bu sektörlere daha az nakit aktardılar,
Rusya krizi sebebi ile  Tavukçuluk sektöründen ve gıdadan uzaklaşan bankalar kaynak aktarımını daralttılar ,  
Sonra bir Kalkışma yaşandı , Kapanan , Kayyum atanan, varlığı son bulan  şirketlerin  borç-alacak dengeleri piyasanın nakit akışını bozdu ,
İşsiz kalan çalışanlar , üzerlerindeki kredi borç yükü ile finans sektöründe  şüpheli alacak baskısı oluşturdu ,  
Ardından  Türkiye’nin  notu düştü ,  Düşen not sebebiyle yabancı yatırımcıların nakit çıkış süreci başladı  ,
Azalan yada azalacak olan nakit  iç piyasayı vurdu ,
Kalkınma Ajansları , Tübitak ,KGF gibi  Kaynakların  işlem hızları  yavaşladı  ,piyasanın fon ihtiyacı arttı ,
Bankalar  ,olumsuz şartların  firmalara etkisinden korktu  emniyeti  daha da artırdı , ek teminat talepleri başladı. 2016 yılınn her çeyrek  döneminde;  şu devre faizlerini de ödesin firmalar ,önümüzü görelim söylemleri ile 3 dönemi de ötelemeye devam etti finans sektörü..Yılın son çeyreğine geldik …
Bugün Türkiye’de kredi  kaynaklarının    dışardan gelen fonlara bağlı olması  sebebiyle artık bankaların  yurtdışından ucuz kredi bulma şansları azaldı   çünkü ülkemiz, yatırım yapmak için riskli ülkedir ,tehlikelidir sınıfına alındı. Bu nasıl oldu ?
 
Amerika’dan Asya’ya kadar dünyada birçok Uluslarası Kredi Derecelendirme Şirketi var.. Ancak sadece 3 tanesi Dünya genelindeki  yatırımlara  yön veriyor. Bu 3 şirketin de  ( S&P , Moody’s ve Fitch  )  Merkezi Amerika’da . Bu şirketlerin ikisi Türkiye’nin notunu “Yatırım Yapılamaz “ seviyeye indirdi .Bunlardan  Fitch ‘in 2016 yılı takviminde Türkiye’yi değerlendirmeyecek olmasına  bir şans diyebiliriz
Türkiye ‘nin  ; Uluslararası  üç reyting kuruluşundan aldığı notların seviyesi şöyledir;
Reyting Kuruluşları
Yatırım Notu
Standard and Poor’s (S&P)
Yatırım Yapılamaz
Fitch Rating
Sınırda
Moody’s
Yatırım Yapılamaz
 
 
 
Not indirimi nedeniyle bir şekilde bir para çıkışı olacak.Bunu biliyoruz sadece tutarın büyüklüğünü tam olarak öngöremiyoruz.
Öngörülebilen diğer risklere değinirsek önlemleri de bu riskler  üzerinden yapılandırabiliriz.  ;
Para çıkışınn yarattığı etki , merkez bankası rezervlerinin azalması, bankaların kredide frene basması olarak devam edecek .Zaten yavaş giden ekonomi biraz daha yavaşlayarak , o  ölçüde işsizliğe yansıyacak. (İşsizlik sosyal travmaları da ayrıca yaratacak )Orta vadede dövizin yükselme ihtimali halen olasılıklar arasında . Bu da enflasyona yansır ve fiyatları artırır. Hem işsizliğin arttığı hem de enflasyonun  birarada yaşandığı  bir dönem oluşabilir.
Bu riskleri azaltmak için  öncelikle “yerli malı kullanarak “ülkenin döviz talebinden kurtulmasını  sağlamak  gerekiyor.Özellikle cari açık için önemli bir önlem .
Bankaların kredilerden ayırdıkları karşılık oralarının azaltılarak bankaların ellerindeki nakdi bollaştırmak gerekiyor Bunu tüm kredi türlerinde uygulamak faydalı olacaktır.
KGF yetki limitlerinin artırılarak firmalara teminat  yaratılması iç piyasayı destekleyecektir. (KGF süreçlerinin hızlanması için süreç denetlemelerinin oluşturulması konuları ise başka önemli bir ayrıntıdır )
Eximbank kaynaklarının banka teminat mektubuna gerek kalmadan kullanılabilmesi iş akışını kolaylaştıracaktır.
Vergi affı sözkonusu olsa bile devam eden faaliyet içerisinde işleri azalan işveren SGK yükü ile karşıkarşıya olduğu için İşveren üzerindeki yük azaltılmalı ,vergi oranları düşürülmelidir.
Devletin yapısal reform içinde bankalara hedef vererek yeni firmalara kredi aktarım oranlarını kontrol etmesi önemli bir başka konu.(Her banka mevcut müşterisi ile kısıtlı ilişkiye devam etmek portföyüne  yeni müşteriler ekleyerek  risk almak istemiyor)
 
Üreten, çalışan, hırslı  girişimcilerle dolu bu ülkede reel sektörün cesur iş insanları daha fazla desteklenmeyi hakkediyor.