Finans Kontrol Merkezi,Paranın ve gücün merkezi!!!

Finans Kontrol Merkezi,Paranın ve gücün merkezi!!!
Finansal Yönetim ve Eğitimler ile yurtiçinde ve yurtdışında çözüm ortağıyız.

Yönetim Desteklerimiz

  • Finansman çözümleri
  • Yurt dışı kaynaklı kredi temini
  • Bankalarla oluşan problemlerin çözümü
  • Mevcut teminatları güncellemek
  • Yeni yatırım süreçleri yönetimi nakit finansman
  • Dış ticaretin finansmanı
  • Müşteri istihbaratı
  • Düşük faiz ile kredi ,
  • Tarım Kredileri ve Devlet Teşvikleri
  • Hibe,Teşvik,Destek
  • Tedarikçi Analizi
  • İstihbarat ve Mali Analiz
  • Sektör ve Pazar Analizi, müşteri araştırmaları
  • Eğitim (Bilanço Analizi,Dış Ticaretin Finansmanı)

21 Eylül 2014 Pazar

Enflasyonu da İTHAL EDİYORUZ...





KUR....


Biz cari açığı olan bir ülkeyiz..
Bu ne demek ?
İthalat ihracattan fazla veriyor demek .


Kur artarsa ne olur ?


Enflasyonu tetikler .Çünkü ithal ettiğimiz ürünler ihracatımızdan fazla.


Kur sebebi ile yüksek fiyat ile ülkeye giren mal enflasyonu tetikler.


Kur artışı İhracatçı için avantajlı desek de ,ithalatımız daha fazla olduğu için ne yazık ki enflasyona etkisi kaçınılmazdır.


Bu sebeple  Enflasyonu da ithal ediyoruz....





Küllüm Beleş !



Küllüm Beleş!






Otelin biri Küllüm Beleş sloganı ile ülkeye Arap turistleri çekme konusunda başarı göstermiş. Öyle ki ,giderlerken plazma televizonları da beleş zanneden Arap'lar televizyonları yanlarına almayı ihmal etmemişler.


Akıllı otel yönetimi "öngörülü fiyat politikası" sayesinde bu işten zararlı değil bolca karlı çıkmış..Arapların ziyaretlerinin ardı ardı kesilmemiş bu kampanya ile...


Ülke turizm sektörü akılcı politikalar ile canlanıyor. Ülke sanayisinin de "Küllüm Beleş " kampanyalara ihtiyacı var. Fiyat öngörüsü net olduğu yani PAZARI iyi tanıdığımız müddettçe kar etmeme şansımız yok.


Küllüm Beleş =Herşey Dahil


Önemli olan müşteriyi buraya ürün ve hizmet kalitesi ile çekebilmek.


Her yıl ülkemizde üretici kesim, hizmet sektörüne kayıyor ve imalat sanayi daralıyor.
Büyüyen imalat sanayimiz ise  ağırlıklı olarak yabancı sermaye etkisi ile oluşuyor.




Satış sonrası hizmetler fiyatın içinde yer almalı ki fark yaratalım. Bugün okul çantasını" 30 yıl garanti" verme  taahhüdü ile yüksek fiyata satan markalar var.




Yeni dünya ekonomisi artık müşterinin sadece bugünkü beklentisini değil gelecekteki ürün beklentisini de  içeren fiyat ve hizmet politikalarını içinde barındırıyor.


Mal yada hizmeti satın aldıktan sonra bir daha ödeme yapmaya gerek duymayan tüketici KÜLLÜM  BELEŞ kampanya mutluluğunu yaşıyor..































4 Eylül 2014 Perşembe

Büyük balık küçük balığı yutamıyor ,çünkü yakalayamıyor….




Türkiye'de ortalama  firma ömürleri 10 yıldan az olup birçok firma, finansal yönetimi doğru yapamadığı ,  hızlı ve uygun strateji geliştiremediği  ve Pazar fırsatlarını doğru değerlendiremediği için uzun  yaşama şansını yakalayamamaktadır.

Yeni dünya  ticaretinde , “Büyük  balık küçük balığı yutar “ devri kapanmış, artık “hızlı balık yavaş balığı avlar” dönemi başlamıştır.

2023 hedeflerine ulaşabilmek için Kobiler ,Yeni Girişimciler ,Tarım Firmaları  ve Ticari firmalar için çeşitli fırsatlar ve teşvikler sunulmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem “fırsatlar dönemi “ olup hızlı balık olma yolunda doğru yatırımlara yönelmek hem kişisel kazançlarımız, hem ülkeye katma değer yaratmak için faydalı olacaktır.

Örneğin; 8 milyon TL  ve bu bakiyenin    altında   cirosu olan  KOBI ‘ler ;belirlenmiş olan  Sahil kıyısı olan bölgelerde  Butik otel yada yöresel restoran açmaları durumunda  devlet teşviği  alabiliyorlar. Otelin yarısını devlet ödüyor….Cazip değil mi?

Zeytinyağı fabrikası kurmaya teşvik var.Ayrıca ,ihraç edilen zeytinyağına da teşvik var. Ülkemiz zeytinyağı  ihracatında 5  litre ve altında ambalajlanmış ürün  miktarı yeterli  sayıda yer almıyor.Litre miktarı küçük olan  Ambalajlı ve markalı ürün satışlarına teşvik var!! Bursa’nın zeytin yetiştirmeye elverişli Doğasını fırsata döndürme zamanı..

Ülkemiz ihracat yapısına bakıldığında, ihracatın önemli bir kısmı  yerleşik yabancı etkisi ile  sağlanmaktadır. İhracatta ,Yerleşik yabancı etkisi ve konsantrasyon azaltılarak yerli sanayicinin payının artırılması hedefleniyor. Bu sebeple Serbest ticaret anlaşmaları yapılıyor, ülkeler arası teşvik paketleri oluşturuluyor.

Mesela, Güney Kore'ye ihracat potansiyeli olan tarım ve gıda ürünleri arasında su ürünleri, mayalar, endüstriyel bitkiler, şekerli ve çikolatalı mamuller, meyve suyu, makarna, zeytinyağı, buğday unu ve kabuksuz fındık; sanayi ürünleri arasında ise plastik borular, plastik mutfak eşyaları, bayan giyim, mücevherat, inşaat demirleri , kablo ve teller bulunuyor.

Ülkemizin büyüme hızı ortalaması hemen hemen her dönemde  %5 ler seviyesinde yer almaktadır. Ancak 2023 hedeflerine ulaşmak  için bu ortalamanın    %7 üzerine taşınması gerekmektedir. Her bir firma bu hedefe  göre strateji belirlemelidir ki  ülke hedefinde sapma yaşamayalım….

Ülkemiz üretim ve  ticaret hacmi her geçen gün büyümektedir ancak  rakip ülkelerin  büyüme  hızı   halen bizim performansımızın  önünde devam etmektedir. Hızımızı artırıp depar atmazsak, 2023 hedeflerini yakalamak mümkün olamayacaktır. Çünkü şu an için 10. ekonomi olan Hindistan ‘ın GSYH ‘sı 1,871,000 USD ‘dir. (Türkiye 820,000 Usd,17. ekonomidir.) Biz büyürken Hindistan da Büyümeye devam edecektir.

*BRICS ülkelerine kıyasla  büyüme hızı, enflasyon gibi temel makro  verilere baktığımızda Türkiye bu ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Üstelik ülkemizin kötü dönemi dediğimiz  1992-2002 dönemlerindeki makro temel verileri beğenmezken   iyi dediğimiz 2003-2013 dönemlerinde  makro veriler önceki dönemden daha da geriye gelmiştir.

Güçlü yönler,zayıf yönler,fırsatlar ve tehditleri bilirsek ,başarmamak için önümüzde hiçbir engelimiz kalmamış demektir.